Adli Bilimler
Kaynak-Referans-Bilgi
Mobbing
21 Şub
Bugünkü Hürriyet Pazar’da İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nde doktora yapan Derya Deniz hanım ve kendisinin tez konusu olan mobbing üzerine bir yazı var. Yazının mobbing’i anlatan bölümleri oldukça bilgilendirici. İlgilerinize sunuyoruz.
Şark’ta ‘efendi’ olana ‘mobbing’ yok
Ali DAĞLAR
Derya Deniz, Adalet Bakanlığı’nın resmi bilirkişisi bir uzman psikolog. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nde doktora yapan Deniz, uzmanlık tezine konu olarak Mobbing’i (İşyerinde Örgütsel Yıldırma) seçti. Uzman psikolog henüz mevzuatımızda tanımlanmış olmasa da; Mobbing türlerinden biri olan bir cinsel taciz davasında ilk kez tanık olarak dinlenip, rapor hazırladı.
Deniz, Batı’da Mobbing’in öncelikli hedeflerinden biri olan sessiz ve efendi kişilerin; Doğu toplumunun kültürel yapısı gereği hedef olmak bir yana sevildiğini ortaya koymuş araştırmasıyla. İşyerinde Mobbing’in varlığını tespit için 22 soruluk da bir “İşyerinde Yıldırma Ölçeği” geliştiren Deniz ile hazırladığı tezi ve mobbing testini konuştuk.
Bu yazının devamını okuyun »
Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadele 2009 Türkiye Ulusal Raporu
15 Oca
Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) koordinatörlüğünde farklı kurumlardan alınan verilerle hazırlanan Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadele 2009 Türkiye Ulusal Raporu Yayımlandı. Rapora aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılık ile Mücadele 2009 Yılı Ulusal Raporu (pdf dosyası, 1,74MB)
2009 National Report on Counteracting Addictive Substances and Substance Addiction (pdf file, 2.68MB)
Kırık Cam Teorisi
2 Ara
1969 yılında Stanford Üniversitesi psikologlarından Philip Zimbardo insan doğası üzerine bir deney gerçekleştirir. Benzer özelliklere sahip iki arabayı iki farklı çevreye bırakır; araçlardan birini New York şehrinin düşük gelir grubu ve yüksek suç oranıyla bilinen meşhur Bronx ilçesinin göbeğine, diğerini ise Kaliforniya eyaletinin varlıklı kesime ait yerleşim birimlerinden, Stanford Üniversitesinin de bir bölümünün bulunduğu (hatta silikon vadisi olarak bilinen teknoloji grubu devlerinden Hewlett-Packard, VMware ve Facebook’un da yer aldığı), Palo Alto’ya bırakır. Her iki arabanın da plakaları sökülmüş ve üstü açık bırakılmıştır.
Bu yazının devamını okuyun »
Dünyayı Saran Suç Ağı
20 May
BBC Radio World Service tarfından yayımlanan “How Crime Took on the World” adlı 4 bölümlük belgesel niteliğindeki programda uyuşturucu ticaretinden kaçakçılığa ve sanal suçlara kadar dünyayı saran suç ağına ilişkin kapsamlı bilgiler veriliyor.
Programın her biri 23 dakika süren ses kayıtlarını online olarak dinleyebilir veya mp3 formatında bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Maalesef tamamı İngilizce.
Programı hazırlayan İngiliz gazeteci Misha Glenny özellikle Doğu ve Güney Avrupa bölgeleri konusunda uzman bir kimliğe sahip. Glenny’nin dördüncü kitabı “McMafia: Crime Without Frontiers” adını taşıyor ve global suçlar ve suç örgütlerine ilişkin bilgiler veriyor.
Programın bölümlerine ve mp3 kayıtlarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Bu yazının devamını okuyun »
AB Çerçeve Programları Web Sayfası Üyelik Sistemi ve e-Öğrenme Uygulaması
14 Nis

AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi web sitesi yenilenerek üyelik sistemine geçildi. Üyelik sistemi sayesinde:
- E-öğrenme hizmetinden faydalanabilirsiniz.
- Yurtdışındaki paydaşlara dağıtılacak olan profil kataloglarında yer alabilirsiniz.
- İngilizce web sayfasında da yayınlanacak olan profiliniz sayesinde yabancı araştırmacılar ve sanayi kuruluşlarının size ulaşmalarını sağlayabilirsiniz.
- Seçeceğiniz alanlara özel çağrı duyurularından ve gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.
Üyelik kaydınızı www.fp7.org.tr sayfasındaki “Üye Girişi” bölümünden yapabilirsiniz.
Bu yazının devamını okuyun »
Uranyum ve Toryum
9 Şub
URANYUM VE TORYUM
(NÜKLEER ENERJİ HAMMADDE KAYNAKLARIMIZ)
Prof. Dr. Halis ÖLMEZ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
1. GİRİŞ
29 Kasım 2007 günü Isparta’da düşen Atlasjet firmasına ait uçakta hayatını kaybeden Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde görevli Prof. Dr. Engin Arık, İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırmalar Konseyi’nde (CERN) çalışmalar yapıyor ve toryum üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyordu. Bu kaza Türkiye’yi çok bilinmeyen bir zenginliğimizle tanıştırdı. Bu zenginliğimiz “toryum yataklarımızdı”. Bu arada Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin 5710 sayılı Kanun‘un TBMM’de 09.11.2007 tarihinde kabul edilmesi ve 2008 yılında Ülkemizde nükleer güç santrallerinin kurulmaya başlanacak olması, Türkiye’nin sahip olduğu uranyum ve toryum maden rezervlerinin değerlendirilmesi konusunu kamuoyunun gündemine taşıdı.
Uranyum ve toryum bileşikleri nükleer enerji ham maddeleridir ve birçok mineralin yapısında yer alırlar. Her iki radyoaktif element de yer kabuğunda doğal olarak bileşikleri halinde bulunur. Nükleer güç reaktörlerinde yakıt olarak kullanılan uranyum, yer kabuğundan çıkarıldıktan sonra birçok ayırma, saflaştırma ve şekillendirme işlemlerinden geçirilerek yakıt haline getirilir. Toryum bileşikleri ise uranyum gibi yakıt haline getirildikten sonra doğrudan güç reaktörlerinde kullanılamazlar. Ancak uranyumla çalışan bir reaktörde ışınlanarak bölünebilen maddelere dönüştürülürler ve enerji verebilir hale getirilirler. Halen dünyada toryumlu yakıtlarla ilgili çeşitli araştırmalar sürdürülmektedir.
Türkiye’de Altın Madenciliği
18 Oca
TÜRKİYE’DE ALTIN MADENCİLİĞİ*
Prof. Dr. Halis ÖLMEZ, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
* Yarınlar İçin Düşünce Dergisi, Ocak-2008, Sayı: 27, Sayfa:88
Altının sembolü Au, atom numarası 79, atom ağırlığı 196,97 g / mol, yoğunluğu 19,30 g / mL, erime noktası 1064 °C ve kaynama noktası 2856 °C’dir. Bakır, gümüş ve altın birlikte periyodik cetvelin IB Grubunu oluştururlar. Yer kabuğunda sadece ortalama 0,004 g Au / ton cevher kadar altın bulunur. 24 ayar altın % 100 saflıkta, 18 ayar altın ise % 75 saflıktadır.
Altın, çok eski çağlardan bu yana sahip olduğu temel işlevleriyle en gözde metallerden birisi olmuştur. Altının bu önemli işlevlerini, ziynet eşyası olarak kullanımı, servet biriktirme ve değişim aracı oluşu, kolay işlenebilme özelliği, dayanıklılığı ve pek çok endüstri dalında yaygın kullanımı teşkil etmektedir.
Anadolu, zengin maden kaynakları sayesinde, uygarlıklar tarihinde her zaman madenciliğin beşiği ve öncüsü olmuştur. Dünyadaki ilk metalürjik uygulama, bakır, kurşun ve demir maden işletmesi ile Anadolu’da yapılmıştır. Altından yapılmış süs eşyaları da MÖ 5000 yıllarında Anadolu’da kullanılmaya başlanmıştır. Dünyada ilk altın para, MÖ 700 yıllarında Salihli – Sart yöresinde hüküm süren Lidya Kralı Krezüs tarafından basılmıştır. Osmanlılar dönemi boyunca işletilen altın – gümüş madenleri hazine için zenginlik kaynağı olmuştur. 1914 yılında 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte durdurulan Çanakkale – Kartaldağı – Astyra Madeni Anadolu’da işletilen son altın madenidir. Cumhuriyet döneminde, 1933’de kurulan ilk madencilik kurumu Altın Arama ve İşletme İdaresi’dir. Ancak, yeterli donanım sağlanamadığından çok yakın zamana kadar ülkemizde altın madenciliği yapılamamış ve yeni altın yatakları bulunamamıştır.
Bu yazının devamını okuyun »
‘Genetik miras’
30 Ara
Türkiye’nin ve Türk toplumunun genetik yapısı üzerine Radikal gazetesinin Radikal 2 ekinde Ömer Gökçümen imzasıyla yayımlanan çalışmayı yorumsuz olarak ilgilerinize sunuyoruz.
Genetik miras
Türkiye’de sadece Orta Asya’dan gelen ve Türk ırkına mensup kişiler yaşamıyor
23/12/2007
ÖMER GÖKÇÜMEN
Sevgili dostum Ferhat Kaya ve çalışma arkadaşı Kambiz Kamrari Radikal İki’nin 16 Aralık 2007 tarihli sayısında yayınlanan, “Genler ve Etnik Kimlikler” yazılarıyla son derece gerekli ve önemli bir tartışmayı gündeme taşıdı. Yazarların başlattığı tartışmanın sağlıklı ve sürdürülebilir bir paradigma yaratması adına, yazıda öne sürülen bazı düşüncelerin sorunlu bulduğum kısımlarını sizinle paylaşmak istedim.
Bu yazının devamını okuyun »
Genler ve etnik kimlikler
16 Ara
Türkiye’nin ve Türk toplumunun genetik yapısı üzerine bugünkü Radikal gazetesinin Radikal 2 ekinde Ferhat Kaya ve Kambiz Kamrani imzalarıyla yayımlanan yazıyı ilgilerinize sunuyoruz.
Genler ve etnik kimlikler
Türkler, Kürtler ve İranlılar arasında neredeyse yüzde 98-99 benzerlik oranı elde ettik. Genetik veriler, bu halkların salt kültürel değil, biyolojik olarak da kardeş olduğunu gösterdi
16/12/2007 (801 defa okundu)
FERHAT KAYA & KAMBİZ KAMRANİ
Hawks (2007), insan popülasyonlarının son 50 bin yılda sayıca artış göstermeye başladığını ileri sürüyor. Biyolojik olarak ilk modern insan 160 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıktı ve ilk göçü Ortadoğu’ya oldu. 50-40 binli yıllarda bu atasal potansiyel Avrupa ve Asya’ya dağıldı.
Bu yazının devamını okuyun »
Böcekler Adaletin Hizmetinde…
12 Ara
“Adli Entomoloji” eminiz ki kulağınıza çok fazla tanıdık gelmeyen bir bilim alanı… Ölümle neticelenen adli vakaların aydınlatılmasında böceklerin yardımcı olduğu bu ilginç bilim alanını aşağıda yer alan Dr. Mehmet SULTAN imzalı yazı ile yakından tanıyalım…
Kazalarda, cinayetlerde ve fâili meçhul vakalarda ölüm yeri ve zamanının bilinmesi çok önemlidir. Böceklerin; yumurta, lârva, pupa ve ergin gibi farklı hayat devrelerine sahip olması, hususî bir bilim dalının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Adlî böcek bilimi (Adlî Entomoloji) olarak isimlendirilen bu saha, ölümle neticelenmiş adlî vakalarda suçun araştırılması ve aydınlatılmasında, böceklerden faydalanılması olarak tarif edilebilir. Böceklerin insan dahil akla gelebilen her türlü besin maddesiyle beslenmesi, bu bilimin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.
Bu yazının devamını okuyun »

