Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeler

Kayıp Engelli Çocuklar Parmak İzi ile Bulunacak

Özellikle derdini anlatamayacak durumdaki engelli çocukların kaybolması durumunda kimliklerinin tespiti konusunda ciddi güçlükler yaşanmaktadır. Samsun Emniyet Müdürlüğü tarafından başlatılan Engelli Şahısların Parmak İzi Alımı Projesi ile bu durumdaki çocukların parmak izleri ailelerinin izniyle arşivlenmeye başlamış. Projeyi geliştiren ve hayata geçirenleri tebrik ediyoruz.

Konu ile ilgili haberler:

Kaybolan engelliler parmak iziyle bulunacak
Kayıp Engellileri Parmak İzi Kurtaracak
Kayıp Engelliler Bulunacak

Kayıp Engellileri Parmak İzi Kurtaracak

Parmakizinden Yüz Tanıma Projesi

Gazi Üniversitesi (GÜ) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu başkanlığında yürütülen “Parmakizinden Yüz Tanıma Projesi“, hazırlanan web sitesi üzerinden canlı olarak test edilebiliyor.

Detaylı bilgi için:

fingerprint2face.org

Yeşil protein keşfine Nobel Kimya Ödülü

2008 Nobel Kimya Ödülüne, ilk kez deniz analarında görülen yeşil floresan proteininin (GFP) keşfi ve geliştirilmesiyle ilgili çalışmalarıyla ABD’li bilim adamları Roger Tsien ve Martin Chalfie ile Japon bilim adamı Osamu Shimomura layık görüldü.

STOKHOLM – 2008 Nobel Kimya Ödülleri sahiplerini buldu. Nobel Kimya Ödülü ABD’li bilim adamları Roger Tsien ve Martin Chalfie ile Japon bilim adamı Osamu Shimomura’ya flüoresan proteinlerle ilgili çalışmaları için layık görüldü. Nobel Komitesi kaynakları, üç bilim adamının denizanalarında gözlemlenen ve biyokimyanın gelişmesinde önemli yer teşkil eden yeşil flüoresan proteinini keşfettiklerine dikkati çektiler.
Bu yazının devamını okuyun »

Dünyanın klonlanmış ilk polis köpekleri

Klonlama teknolojisi, genetik biliminin ardından şimdi de kaçakçılıkla mücadelenin hizmetinde. Dünyanın klonlama yöntemiyle elde edilmiş ilk polis köpekleri Güney Kore’de eğitimlerine başladı.
Güney Kore’de, dünyanın ilk kopyalanmış polis köpeklerinin eğitimine başlandı. Güney Kore’nin koku almada en iyi polis köpeği olarak gördüğü Labrador Retriever cinsinden alınan hücrelerle kopyalanan 7 yavrunun ilk gün eğitimlerinin iyi geçtiği belirtildi.
Bakıcıları, geçen yıl dünyaya gelen yavruların, asıl cinsleri kadar benzer seviyede kabiliyet gösterdiğini belirtti. Güney Kore gümrük yetkilileri, Kanada Labrador Retriever cinsinin kopyalanması için bir biyoteknoloji firmasına yaklaşık 300 bin dolar ödemişti.
Bu yazının devamını okuyun »

Saçlarınız, yaşadığınız yeri söylüyor…

ABD’de Utah Üniversitesinden bir grup araştırmacının ülkedeki kuaför salonlarından topladıkları saç örnekleri ve aynı bölgelerdeki musluk suyu örnekleri üzerinde yaptıkları çalışmalar kriminal laboratuvarlarını ve adli bilimcileri yakından ilgilendiren sonuçlar ortaya çıkardı. Saç numunelerinin oksijen ve hidrojen izotopu içeriğindeki farklılıkların %85′inin içme suyu bileşenlerinin farkından kaynaklandığı bu şekilde bir çalışmayla farklı coğrafi bölgelere ve saç numunelerine ilişkin yapılacak sistematik bir çalışma ile kişilerin yaşadıkları yerin belirlenmesini sağlayacak bilgilere ulaşılabileceği belirtiliyor.

Beslenmeyle ilgili hastalıkların belirtilerini saptama konusunda doktorlara, göç eden topluluklar ya da soyu tükenmiş hayvanların “izlerini sürmede” antropologlar ya da arkeologlara yardımcı olabileceği vurgulanan çalışma “Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlanmış. Çalışmanın özetini aşağıda bulabilirsiniz;
Bu yazının devamını okuyun »

Gelecek nesil “masa yüzeyi” bilgisayarlar…

Dünyanın en büyük bilişim etkinliklerinden CES – Tüketici Elektroniği Fuarı, Microsoft’un özel bir teknolojinin prototipini sergilediği görsel bir şölene tanık oldu.

30 inç’lik özel bir bilgisayar ekranı bir masanın yüzeyi olarak kullanılıyor; bu yüzey yakındaki elektronik cihazlarla iletişim kurup bilgi paylaşabiliyor. Örneğin masanın üzerine koyduğunuz fotoğraf makinesindeki görüntüler aynı zamanda bilgisayar ekranı olan masanın yüzeyinde beliriyor, bu fotoğrafları parmağınızla sürükleyerek örneğin masanın üzerindeki cep telefonunuza aktarabiliyorsunuz. Bu ilginç görsel şölene tanık olmak için aşağıdaki videoyu izleyiniz:

Bu yazının devamını okuyun »

Tarihin en büyük fizik deneyinde bir Türk

Dünyanın en büyük fizik ve nükleer araştırma merkezi olarak bilinen İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü’nde (CERN) görev yapan parçacık fiziği uzmanı Yrd.Doç. Dr. Bilge Demirköz, başarılarıyla adından söz ettiriyor.

CERN’in en başarılı bilim insanları arasında gösterilen Yrd.Doç. Dr. Bilge Demirköz, 1.5 yıldır üzerinde çalıştığı Atlas Projesi’yle İsviçre’de adından söz ettiriyor.

Atlas Projesi hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Demirköz Atlas’ın, dünyanın en büyük parçacık dedektörü olduğunu kaydederek deneyin dünyanın oluşumuyla ilgili yeni ipuçlarını ortaya çıkaracağını belirtti.
Bu yazının devamını okuyun »

İris tanıma ve kimlik tespiti…

Biyometri, bireyleri birbirinden ayıran ölçeklenebilir psikolojik ve/ya da davranışsal karakteristiklerin kimlik tespitinde kullanılan bilgisayar kontrollü sistemler olarak tanımlanabilir. Biyometrik sistemler kişinin doğuştan gelen sadece kendisinin sahip olduğu ve diğerlerinden ayırt eden fiziksel veya davranışsal özelliklerinin tanınması prensibi ile çalışmaktadır. Bu teknolojide parmak izi ve el geometrisinin incelenmesi, yüz özelliklerinin karşılaştırılması, ses ve konuşma analizi, iris ve retina tanımlanması gibi süreçler yer almaktadır.

Bu yazının devamını okuyun »

Gülümseyin Protonlar, Çekim Başlıyor..

Keşfedilmesinin üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçmiş olan ve fizikçiler tarafından üzerinde bunca çalışılan radyoaktivitenin, artık bilim gündeminden biraz da olsa düşmüş olması beklenir. Ancak durum hiç de öyle değil. 1960’lı yıllardan bu yana, özellikle de deneysel fizikçileri huzursuz eden, tam yanıtlanmamış bir soru var: çekirdekler nasıl oluyor da kendiliklerinden çeşitli parçacıklar fırlatıyorlar?
Sorunun kesin yanıtının verilememesinin önemli bir nedeniyse, kısa ömürlü, “egzotik” çekirdeklerle ilgili olarak, istenen duyarlıkta ölçüm yapılamaması. Ancak Polonya’daki Varşova Üniversitesi’nden Marek Pfutzner liderliğinde yapılan uluslararası bir çalışmayla yanıta doğru en azından birkaç adım atıldı. Araştırmacılar, ender bulunan bir demir izotopunun radyoaktif bozunma sürecine yakından bakarak, bu konuda bir ilke imza atmış bulunuyorlar.
Bu yazının devamını okuyun »

Çevreci koyunlar ve sığırlar

Avustralyalı bilim adamları, çıkardıkları gazların küresel ısınmaya neden olan metan gazı içermemesi için, kangurulara özgü bir bakteriyi, koyun ve sığırların midesine ”taşımak” amacıyla kolları sıvadı.

Avustralyalı bilim adamları, çıkardıkları gazların küresel ısınmaya neden olan metan gazı içermemesi için, kangurulara özgü bir bakteriyi, koyun ve sığırların midesine “taşımak”amacıyla kolları sıvadı.
 
Bilim adamları, kanguruların gazında metan gazı bulunmamasını sağlayan bu bakterinin sığır ve koyunlara verilmesiyle sera etkisine yol açan gazların emisyonunun azaltılabilmesini umuyor.
 
Queensland eyaleti hükümetinin başlattığı programda görevli bilim adamıAthol Klieve, “Avustralya’da her tür emisyonun yüzde 14′ünün sığır ve koyunların bağırsaklarından geldiğini, Yeni Zelanda gibi, hayvancılığın daha fazla geliştiği başka ülkelere bakıldığında, bu oranın yaklaşık yüzde 50′yi bulduğunu” belirtiyor.
Bu yazının devamını okuyun »

sgk En Güzel Oyunlar çizgi film izle sinema izle güncel haberler prefabrik ev fiyatları göz hastalıkları sağlık